Bir küçük ülkenin büyük başarı öyküsü

0

Bir küçük ülkenin büyük başarı öyküsü

 

Mücadelesini vermeyi bırakın hiç istemediği halde bağımsızlık dayatmasıyla karşı karşıya kalan Singapur, üçüncü dünya ülkeleri arasından sıyrılmayı başardı. Üstelik de tüm dünyanın şaşkın bakışları arasında. Singapurluların müthiş uyum içinde çalışan bir takım olarak yazdıkları bu başarı öyküsü 3 temel ilke üzerinde yükseliyor. İşte Singapurun başarı öyküsü…

Singapur’un başarı öyküsü

 

Singapur 9 Ağustos 2015’te 50. yaşını kutladı. Bu küçük ülkenin insanları, bazılarına göre insanlık tarihinin en büyük başarı hikayelerinden birisinin altına imzalarını atmışlardır. Singapur, halkının yaşam standartlarını, diğer toplumlardan daha hızlı ve daha kapsamlı bir şekilde iyileştirmeyi nasıl başardı?
Bu soruları cevaplamanın en iyi yolu sayısal verilerdir. Bir insanın en temel ihtiyaçları yiyecek, barınma, sağlık, eğitim ve istihdamdır. Singapur, kısa sürede, bu temel ihtiyaçları karşılama konusunda nasıl üst sıralara tırmandı? İşte Singapur’un başarı öyküsü.
Öncelikle 50 yıl geriye gidelim. 1965 yılında Malezya Parlamentosu, yapılan oylamada, 0 red’e karşı 126 evet ile Singapur’u birlikten attı. Singapur kendini, istemediği bir bağımsızlık içinde bulduğunda, birçok açıdan herhangi bir üçüncü dünya ülkesinden farkı yoktu. Kişi başına düşen 500 $ gelir, Gana’nınki ile aynıydı. Günümüzde ise Singapur’un kişi başına düşen geliri 55.000 $’a yükselmiş durumda.

Singapur’un başarıları sadece kişi başı gelir ile sınırlı değil. Bebek ölüm oranını diğer toplumlardan çok daha hızlı bir şekilde düşürmeyi başardılar. 1965 yılında her 1000 doğumda 35 olan ölüm oranı, 1985 yılında 11’e düştü.

Hayatta kalmayı başaran bu bebekler, bir kaç yıl sonra başarısı kanıtlanmış bir eğitim sisteminin keyfini çıkaracaklar. OECD ülkeleri içinde 15 yaş dolayındaki çocuklar, kendi yaş gruplarında matematik ve fen alanında 1. sırada yer aldılar. 2012 yılında ise OECD PISA testinden birincilikle ayrıldılar.

Singapur ile ilgili diğer bir ilginç istatistik ise, vatandaşlarının %90’ı kendi sahip oldukları evlerinde yaşamakta. Ülkenin en düşük gelir seviyesine sahip %20’lik kesiminin bile kendi evlerinde yaşama oranı %80.
Peki Singapur bu başarıları nasıl elde etti? Cevap çok basit, başarılı bir idare.
2015 yılında vefat eden başbakan Lee Kuan Yew’in ismini belki daha önce duymamışsınızdır. Yew’in ekibinde, ülkenin ekonomik mucizesinin mimarı Dr. Goh Keng Swee ve toplumun kültür filozofu Mr. S. Rajaratnam yer alıyorlardı.

Hep birlikte, uyum içinde çalışan müthiş bir takım oluşturdular.
Bu ekip, başarıyı 3 basit maddede tanımlıyorlardı.
Meritokrasi, bir görev için, tanıdık veya akraba gibi tanıdık kimseler yerine, o iş için uygun sorumluları bulup göreve getirmek.
Pragmatizm, kısaca Amerika’yı tekrar keşfetmemektir. Dr. Koh Keng bu konu ile ilgili “Eğer Singapur bir problem ile karşılaşmışsa kafanızı kaldırın ve araştırın, aynı sorunları bir zamanlar başkaları yaşamış ve bu problemlerinin üstesinden bir şekilde gelmişlerdir. Bu çözümü inceleyin, kopyalayıp Singapur koşullarına adapte edin.” demektedir.

Dürüstlük ise üç madde içinde pratikte uygulaması en zor olanı. Yolsuzluk ve rüşvet, bir çok üçüncü dünya ülkesinin gelişememesinin başlıca sebepleridir.

Singapur’un bugünleri görmesine olanak sağlayan yöneticiler, bu üç maddeye sıkı sıkıya bağlı kalmışlardır.

Günümüzde Singapur, bir insanın doğup büyümesi için mümkün olan en uygun ortamı sağlamakta. Bir çok batılı, kendi ülkelerinin vatandaşlıklarından vazgeçerek Singapur vatandaşlığına geçmek için başvurularda bulunuyor. 1965 yılında umutsuzluğa kapılıp, kendi ürettiği sanal gündemlere sahip olabilecek bu ülke, 50 yıl içinde müthiş bir başarının altına imzasını atmıştır.

http://www.peneplen.com

Share.

Leave A Reply