Ön yargılarınıza esir olmayın!

0

Ön yargılarınıza esir olmayın!

 

Her gün e-mail kutuma düşen en az bir tane “nasıl bu kadar çok seyahat ediyorsun?” sorusundan sonra insanların birçoğunun seyahat etmek isteyip, ön yargılarından dolayı bir türlü ilk adımı atamadığını gözlemledim. Madem öyle bu ön yargıları kırmak da bir seyahat tutkunu olarak benim görevim dedim ve bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Seyahat etmeyi “gerçekten” istiyor musun?

Önce bu soruyu kendimize sorarak başlıyoruz. Hadi, bugün şöyle kendinizle baş başa kaldığınızda kendinize “seyahat etmeyi gerçekten istiyor muyum?” diye sorun. Yurt dışında yaşamak hayatta yapmayı en çok istediğin şey mi? Ya da bazı sebeplerden dolayı istediğin kadar seyahat edemiyor musun? Belki de seyahat etmek istiyorum cümlesini “ama” ile devam ettiriyorsun. Sizi hayallerinizi gerçekleştirmekten alıkoyan şey nedir?

Mini not: Bu soruları okumayın. Bu soruları GERÇEKTEN kendinize sorun ve tatmin edici cevaplar bulana kadar sormaya devam edin.

Sadece bir hayatınız var. Lütfen bunu düşünerek hayatınızı yaşayın!

Eğer sağlığınız yerindeyse, ceza evinde değilseniz, adınız bir ülkenin kara listesinde değilse, yaşadığınız ülke savaş içinde değilse ya da bir mafyanın elinde tutsak değilseniz siz de seyahat edebilirsiniz. Bunlar dışında sizi seyahat etmekten alıkoyan ufak tefek sebepler de olabilir. Mesela param yok, zamanım yok, sevgilim yok gibi… Fakat eğer seyahati önceliğinize alırsanız tüm bu bahanelerin üstesinden gelebilirsiniz.

Hadi gelin size “seyahat edemiyorum” ile “seyahat etmeyeceğim” arasındaki farkları anlatayım.

1.Seyahat etm için paraya ihtiyaç var AMA benim param yok

İnsanlar en çok ne iş yaptığımı merak ediyor. Çünkü bence bu “ne kadar para kazanıyorsun?” gibi bir soruyu sormanın daha uygun yolu. İnsanların bu merakını yönetici asistanıyım diye cevaplayınca biraz şaşırıyorlar. Muhtemelen bu cevabım insanlara “müdür bile değil yani çok para da kazanmıyor ama nasıl bu kadar seyahat ediyor?” diye düşündürüyor. Seyahat etmek için minimum da olsa paraya ihtiyacınız var. Fakat seyahat etmek gözünüzde büyüttüğünüz kadar çok para gerektiren bir şey değil.

Eğer seyahat etmeyi gerçekten hayatınızın önceliğine yerleştirirseniz, seyahat edebilmenin ne kadar mümkün ve kolay bir şey olduğunu da deneyimlersiniz. Paris’e  gitmeyi mi çok istiyorsun yoksa o çok beğendiğin  ayakkabıyı almayı mı? Eğer her ikisini aynı anda yapacak bütçen yoksa birini tercih etmelisin. Yok, ben ne yardan ne serden dersen de kusura bakma tatlım o zaman “seyahat etmek için param yok” diyemezsin.

Sadece dışarıda kahve içmeyerek aylık 210 lira para biriktirebilirsin. Bu para hava yolu şirketinin kampanyalı gidiş-dönüş bilet parasına neredeyse eş değer.

2.Seyahat etmek için birine ihtiyaç var AMA benim sevgilim yok

Seyahat etmenin hayatıma kattığı en güzel şeylerden biri dünyanın dört bir yanından hayatıma giren arkadaşlıklar. Seyahat eden insanların çoğu konfor alanlarını terk edebilmeyi öğrenmiş ve hayalini gerçekleştirdiği için mutlu insanlardır. Seyahat etmek için birine ihtiyacınız yok. İhtiyacınız olan tek şey gittiğiniz ülkelerde iletişim yeteneğinizi kullanarak farklı kültürden gelen insanlarla tanışmanız. Bakın o zaman hiç yalnızlık çekmeyeceksiniz. Kaldı ki tek seyahat etmenin güzel yanlarını saymakla bitiremem. Bir kere teksiniz yani istediğiniz her şeyi özgürce yapabilirsiniz. Hiç istemediğiniz ya da sizi mutlu etmediği halde birlikte seyahat ettiğiniz kişinin istediği şeyleri yapmak sizce de sıkıcı değil mi? Hayatında ilk defa tek başına seyahat etmiş ve bundan çok keyif almış bir sürü insan tanıyorum. Üstelik o uçağa tek binmek, seyahatiniz boyunca tek olacağınız anlamına gelmiyor. Hiç bilmediğiniz bir şeyin sizi nasıl hissettireceğini denemeden bilemezsiniz, deneyin!

3.Seyahat etmeyi çok istiyorum AMA ya sevgilim benden ayrılmak isterse?

Çiftlerden birinin hayali dünyayı gezmek iken diğerine metroya binip işe gitmek bile ölüm gibi gelebilir. Neyse demek ki benzer enerjiyi yaydığınızdan birbirinize doğru çekilmiş ve bir ilişki yaşamaya başlamışsınız. Fakat metroya binmeye bile üşenen kişi diğerini hayallerini gerçekleştirmekten alıkoyuyorsa orada bir durun ve kendinize “hayallerimi bir başkası yüzünden ertelemeye değer mi?” diye sorun. Şunu asla unutmayın; önce siz! Bu sizin hayatınız ve sizin hayalleriniz. Bu dünyaya başkasının hayallerini mi yaşamaya geldiniz? Doğru zamanda doğru kişi hayatınıza girdiğinde zaten böyle bir sorun yaşamayacaksınız.

4.Seyahat etmek için zamana ihtiyaç var AMA benim zamanım yok

O zaman vakit yarat! İnanın sandığınızdan daha çok vakte sahipsiniz ama konu yine aynı yere geliyor önceliklendirme. Bana en çok sorulan ikinci soru “iş yerinden nasıl izin alıyorsun?” oluyor. 28 yaşındayım ve son 6,5 yıldır sabah 9 akşam 6 çalıştığım bir işim var. Buna rağmen sadece resmi tatilleri, hafta sonlarını ve yıllık izinlerimi – tamam şu anda eksideyim- kullanarak 42 ülke ve 114 şehir gördüm. Ben yaptıysam sen neden yapamayasın? Bu yüzden arkadaşlarıma, aileme ve bazen evime daha az vakit ayırdım fakat günün sonunda biriktirdiğim hikayeleri onlara anlatacak vaktim hala var.

5.Seyahat etmek istiyorum AMA dil bilmiyorum

Dil bilmemek seyahat etmemek için sadece bir bahane. Teknoloji almış başını gidiyor. Yakında robotlarla birlikte yaşayacağız. O yüzden biraz araştır ve seyahat ederken insanlarla iletişim kurmanı sağlayacak uygulamalar bul. Merhaba, nasılsınız, iyi günler, şuraya nasıl gidebilirim, teşekkürler demeyi öğrenip bir de yüzünüze bir tebessüm katıp, beden dilinizi kullandığınızda bu dil olayının çok da kafada büyütülecek bir şey olmadığını anlayacaksın. Fakat döndüğünde sen de artık evrensel dil olan İngilizceyi öğrenmeye başlasan bir sonraki seyahatinde arkadaş da edinirsin kim bilir?

Bonus: Seyahat etmek istiyorum AMA…

Lütfen yukarıdaki boşluğu kendi adınıza doldurun ve bahanenizle tanışın. Sonra o bahaneden nasıl kurtulacağınıza kafa yorun ve dünyanın en kafa açıcı aktivitesi seyahat ile tanışın!

Hayallerinizin sadece hayal olarak kalmasına izin vermeyin.

 

Share.

Leave A Reply